Savunma ve Güvenlikte Yeni Bir Dönem: 3D Yazıcılarla Sahada Üretim

Savunma ve Güvenlikte Yeni Bir Dönem: 3D Yazıcılarla Sahada Üretim

3D yazıcılar uzun süre hobi, prototipleme veya endüstriyel üretimin destekleyici bir aracı olarak görüldü. Ancak son yıllarda bu algı hızla değişiyor. Özellikle savunma ve güvenlik alanında, 3D yazıcılar artık yalnızca bir mühendislik kolaylığı değil; sahada üretim kabiliyeti, lojistik bağımsızlık ve operasyonel hız anlamına geliyor.

Bugün modern ordular, ihtiyaç duydukları bazı kritik parçaları merkezî fabrikalardan beklemek yerine, operasyon sahasına yakın noktalarda üretmeyi tercih ediyor. Bu dönüşümün merkezinde ise FDM (Fused Deposition Modeling) tabanlı 3D yazıcılar yer alıyor.


FDM Teknolojisi Neden Sahaya Uygun?

FDM, termoplastik filamentlerin (PLA, ABS, PETG, Naylon, karbon fiber takviyeli polimerler vb.) eritilerek katman katman basılması esasına dayanır. Bu teknoloji, savunma ve güvenlik uygulamaları için üç temel avantaj sunar:

  • Taşınabilirlik: FDM yazıcılar, mobil konteynerlere, araç üstü platformlara veya geçici üs ortamlarına kolayca entegre edilebilir.

  • Malzeme Esnekliği: Hafif ama dayanıklı polimerler sayesinde drone gövdeleri, muhafazalar, braketler ve saha aparatları üretilebilir.

  • Hız ve Pratiklik: Tasarımdan üretime geçiş saatler içinde mümkündür.

Bu nedenle FDM, “talebe dayalı üretim (on-demand manufacturing)” yaklaşımının sahadaki en rasyonel karşılığı olarak öne çıkmaktadır.


Dünya Örnekleri: Sahada Üretim Artık Gerçek

Son dönemde yayımlanan haberler, bu dönüşümün teoride değil, aktif operasyonlarda gerçekleştiğini gösteriyor.

İngiltere: Sahada FPV Drone Üretimi

İngiliz Ordusu, askeri tatbikatlar sırasında FDM 3D yazıcılar kullanarak FPV drone gövdeleri üretmiş ve bu sayede drone başına maliyeti dramatik biçimde düşürmüştür. Merkezî tedarik yerine sahada üretim, hem hız kazandırmış hem de lojistik yükü azaltmıştır. Üstelik bu drone’lar saatler içinde uçuşa hazır hâle getirilebilmiştir.
Bu örnek, “merkezden tedarik” yerine “sahada üretim” yaklaşımının pratikte nasıl çalıştığını net biçimde ortaya koymaktadır. [1][2]

ABD: “Instant Manufacturing” Stratejisi

ABD Savunma Bakanlığı ve Kara Kuvvetleri, 3D baskıyı anında üretim (instant manufacturing) stratejisinin temel unsurlarından biri olarak konumlandırmaktadır. FPV drone’lar, muhafazalar ve saha ekipmanları için 3D baskı, artık geçici bir çözüm değil; kalıcı bir kabiliyet olarak görülmektedir.
Pentagon’un, önümüzdeki yıllarda her askeri üste katmanlı imalat altyapısı kurmayı hedeflemesi, bu yaklaşımın kurumsal düzeyde benimsendiğini göstermektedir. [3][4]

Fransa: Askeri Print Farm’lar

Fransız Ordusu ise büyük ölçekli askeri print farm yapılarıyla yedek parça üretimini hızlandırmayı ve tedarik zincirine olan bağımlılığı azaltmayı hedeflemektedir. Özellikle operasyon sırasında sık arızalanan veya kaybolan polimer parçaların, sahaya yakın noktalarda üretilmesi planlanmaktadır. [5]

Bu örneklerin ortak noktası nettir:
3D yazıcılar, savunma ve güvenlikte artık “destekleyici” değil, “kritik” bir üretim aracıdır.


Bu Kabiliyet Neden Yerli Olmalı?

Dünya örnekleri, sahada üretimin mümkün olduğunu kanıtlıyor. Ancak burada daha derin bir soru ortaya çıkıyor:
Bu altyapı neden yerli olmalı?

Stratejik Bağımsızlık

3D yazıcılar, özellikle savunma ve güvenlik alanında stratejik teknoloji kapsamına girer. İthal sistemler; ihracat izinleri, ambargo riskleri veya yazılım kısıtları nedeniyle her zaman erişilebilir olmayabilir. Yerli katmanlı imalat altyapısı, bu tür kırılganlıkları azaltır.

Tedarik ve Bakım Güvencesi

Yabancı sistemlerde, sarf malzemeleri, yedek parçalar ve servis süreçleri çoğu zaman üreticiye bağımlıdır. Yerli bir ekosistem ise bakım, onarım ve tedarik süreçlerini ülke içinde tutarak operasyonel süreklilik sağlar.

Veri Güvenliği ve IP Kontrolü

Savunma uygulamalarında tasarım dosyaları (CAD), üretim parametreleri ve saha verileri yüksek hassasiyet taşır. Yerli bir yazıcı ve açık/denetlenebilir yazılım altyapısı, bu verilerin ulusal güvenlik sınırları içinde kalmasını mümkün kılar.

Bu nedenle, sahada üretim kabiliyeti kadar, o kabiliyeti sağlayan altyapının yerli olması da stratejik bir zorunluluk hâline gelmektedir. Uluslararası savunma analizleri ve saha uygulamaları, FDM tabanlı katmanlı üretimin yalnızca teknik bir kolaylık değil, operasyonel bir zorunluluk haline geldiğini göstermektedir.
Bu nedenle mesele, 3D yazıcıların kullanılıp kullanılmaması değil; bu altyapının kim tarafından, hangi kontrol seviyesinde ve ne kadar sürdürülebilir şekilde sağlandığıdır.


Yeni Nesil FDM: Sadece Üretmek Yetmez

Bugün savunma ve güvenlikte ihtiyaç duyulan şey, yalnızca bir 3D yazıcı değil; doğru mimariye sahip bir üretim sistemidir.

Yeni nesil FDM sistemlerde öne çıkan ihtiyaçlar şunlardır:

  • Atıksız veya minimum atıklı üretim

  • Yüksek hız (tek renkte bile)

  • Çok malzemeli baskı kabiliyeti

  • Büyük baskı hacmi

  • Mobil ve ölçeklenebilir kurulum

Özellikle purge (temizleme) tabanlı sistemlerde ortaya çıkan yüksek filament israfı, savunma uygulamalarında ciddi bir maliyet ve sürdürülebilirlik problemidir. Bu nedenle atıksız çok kafalı mimariler, sahada üretim için belirgin bir avantaj sunar.


Co Print’in Yeni Nesil 3D Yazıcısı Bu Denkleme Nasıl Oturuyor?

Co Print’in geliştirdiği yeni nesil 3D yazıcı, bu ihtiyaçları karşılayacak şekilde konumlanmaktadır. Dört bağımsız kafalı FDM mimarisi sayesinde:

  • Atıksız çok malzemeli baskı mümkündür.

  • Renk veya malzeme değişimlerinde purge ihtiyacı ortadan kalkar.

  • Tek renkli baskılarda dahi yüksek hız elde edilir.

  • Büyük baskı hacmi, drone gövdeleri, muhafazalar ve aparatların tek parça üretimini kolaylaştırır.

Bu mimari, yazıcının yalnızca bir atölye ekipmanı değil;
mobil üretim istasyonlarının, kamyon arkası konuşlandırmaların veya dağıtık print farm yapıların temel bileşeni olabilmesini sağlar.

Bu noktada önemli olan, Co Print’in doğrudan bir “askeri ürün” sunması değil;
savunma ve güvenlik uygulamalarının ihtiyaç duyduğu üretim altyapısını mümkün kılan bir platform geliştirmesidir.


Gelecek: Dağıtık Üretim ve Mobil Print Farm’lar

Savunma ve güvenlikte üretimin geleceği, büyük ve merkezî tesislerden ziyade dağıtık ve mobil yapılara doğru evrilmektedir.
İleri üslerde, bakım noktalarında veya lojistik merkezlerde konuşlandırılmış 3D yazıcı kümeleri;

  • Bekleme sürelerini kısaltır

  • Stok ihtiyacını azaltır

  • Operasyonel esnekliği artırır

Bu dönüşümde FDM tabanlı, atıksız ve yüksek hızlı sistemler kritik bir rol üstlenecektir.


Sonuç

Bugün 3D yazıcılar, savunma ve güvenlik alanında yeni bir üretim paradigmasının merkezinde yer alıyor.
Sahada üretim, artık bir istisna değil; giderek standart bir kabiliyet hâline geliyor.

Bu kabiliyetin yerli, kontrol edilebilir ve ölçeklenebilir olması ise, yalnızca teknik değil, stratejik bir gereklilik.

Yeni nesil FDM sistemler ve bu alanda geliştirilen yerli çözümler, önümüzdeki dönemde savunma ve güvenlik ekosisteminin önemli yapı taşlarından biri olmaya aday.


Kaynakça

  1. 3D Printing Industry – British Army deploys Bambu Lab 3D printer to manufacture attack drones
    https://3dprintingindustry.com/news/british-army-deploys-bambu-lab-3d-printer-to-manufacture-attack-drones-242725/

  2. British Army – Soldier Magazine – 3D printed drones
    https://soldier.army.mod.uk/issues/july-2025/updates/3d-printed-drones/

  3. Breaking Defense – Army’s new 3D-printed FPV drone can put lethal effects on target right now
    https://breakingdefense.com/2025/10/armys-new-3d-printed-fpv-drone-can-put-lethal-effects-on-target-right-now/

  4. Jianmo / 3DDayin – ABD savunma sanayinde 3D baskı kullanımı
    https://jianmo.3ddayin.net/news/966.html

  5. 3DPrint.com – French Army deploys massive military print farm for spare parts
    https://3dprint.com/269936/french-army-deploys-massive-military-print-farm-for-spare-parts/

Back to blog
1 of 3